(Hadis-i Şerif [2186])

Yine İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) atlar arasında yarışma yaptırdı. Hedefte, beş yaşına basanları tafdil etti.”

Devamını Oku

(Hadis-i Şerif [2187])

Yine İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), antrenmanlı atı el-Hafya’dan Seniyyetu’l-Veda’ya kadar koşturdu. Antrenmanlı olmayanı da Seniyyetü’l-Veda’dan Beni Zürayk Mescidi’ne kadar koşturdu.”

Devamını Oku

(Hadis-i Şerif [2188])

Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Kim, iki at arasına, geçeceğinden emin olunmayan bir üçüncü at dahil ederse, bu kumar olmaz. Kim de geçeceğinden emin olunan atı dahil ederse bu kumar olur.”

Devamını Oku

(Hadis-i Şerif [2189])

Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)’ın Adba adında bir devesi vardır. Bu bütün yarışları kazanırdı. Bir gün binek devesi üzerinde bir bedevi geldi ve yarışta Adba’yı geçti. Bu durum Ashab’ın ağrına gitti. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), üzüntülerini yüzlerinden okuyunca şu açıklamayı yaptı: “Yeryüzünde, yükselttiği herşeyi arkadan alçaltmak Allah üzerine bir haktır.”

Devamını Oku

(Hadis-i Şerif [2190])

Fukaym el-Lahmi anlatıyor: “Ukbe İbnu Amir (radıyallahu anh)’e dedim ki: “Sen yaşlanmış bir ihtiyar olduğun halde bu iki hedef arasında gidip geliyorsun, artık bu sana meşakkat veriyor olmalı.” Bana şu cevabı verdi: “Eğer Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)’dan işittiğim bir söz olmasaydı kendimi bu sıkıntıya atmazdım. Efendimizin şöyle söylediğini işittim: “Kim atıcılık öğrenir ve sonra brakırsa o […]

Devamını Oku

(Hadis-i Şerif [2191])

Ukbe İbnu Amir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Allah tek bir ok sebebiyle üç kişiyi cennete koyar: 1- Onu yapan; yeter ki bunu hayır maksadıyla yapsın. 2- Atan. 3- Atana ulaştıran.”

Devamını Oku

(Hadis-i Şerif [2192])

Bir rivayette ise şöyle buyurulmuştur: “(Allah tek bir ok sebebiyle üç kişiyi cennete koyar: Yapan, yeterki hayır maksadıyla yapsın, atan) ve oku atana veren (münebbil). Atın, binin. Sizin (ok) atmanızı, ben binmenizde daha çok seviyorum. Her eğlence batıldır. Eğlenceleriniz içinde sadece şu üç şey (mübahtır), övgüye değer: Kişinin atını te’dib etmesi, hanımıyla mulatafede bulunması, yayla […]

Devamını Oku

(Hadis-i Şerif [2193])

Seleme İbnu’l-Ekva’ (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) çarşıda ok yarışı yapan Beni Eslem’den bir grupla karşılaşmıştı. Onlara: “Ey İsmailoğulları atın, zira atalarınız atıcı idiler. Atın, ben falan kabileyi tutuyorum” dedi. Bu söz üzerine bir grup atıştan vazgeçti. Efendimiz: “Ne oldu, niye atmıyorsunuz?” diye sordu. Şöyle cevap verdiler: “Nasıl atalım, siz öbür tarafı tutuyorsunuz!” Bunun […]

Devamını Oku